Bu çalışma teoloji ile ilgili değildir. Siyaset biliminin en önemli konularından
biri olan meşruluğa odaklanmakta ve profan bir meşruluğun olabilirliğini
tartışmaktadır. Çalışmanın temel tezi, profan bir meşruluğun tam
olarak mümkün olmadığı ve her halükarda profanın kutsala başvurmak
zorunda kaldığıdır. Bu kutsallık dinsel olanın özcü tanımındaki bir kutsallık
değildir. İlahi olabileceği gibi dünyevi yüceltmeleri kapsayan, insan aklının
ötesine geçmeyi hedefleyen, hümanist olmayan ve bu bağlamda insanı
aşan her şeyi kapsamaktadır. En seküler ideolojilerin uğrunda ölmeyi hedefledikleri
ilkeler, bu kutsala verilebilecek en iyi örneklerdir. Özellikle
ulusların efsanelerden türettikleri inançları ve bu inançları dönüştürdükleri
ritüelleri gibi her bir kimliğin yücelttiği dışavurumları bu tarz bir kutsalı
anlatır. Bu çalışma tam da buradan hareketle profanlık iddiaları olan ama
kutsalın dışına çıkamayan laik/seküler meşruluk anlayışını ortaya koymayı
hedeflemektedir.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ....